Devlet kalıcıdır, millet süreklidir, yönetimler geçicidir. Seçim arifesi bu ayrımın en net hissedildiği dönemdir. Devlet yerinde durur, millet izler. Yetkiyi kullananlar ise bugün verilen kararların yarın kimin önüne düşeceğini tartar.
Yetki vardır ama sorumluluk net değildir. Dosyalar hazırdır, raporlar tamamdır, alternatifler masadadır. İmza gecikir. Çünkü mesele artık teknik değildir.
Mesele kimin kazanacağı değildir. Yetkinin yarın aynı elde olup olmayacağıdır. Güç kalıcı olmadığında inisiyatif daralır, karar ertelenir.
Seçim arifesi dosyanın rafa kaldırıldığı bir dönem değildir. Dosya masadadır, açıktır, herkes görür. Ama kimse kapatmaz. Çünkü kapatan altına imza da atmış olur.
Bu yüzden fren yapılmaz. Ayağı gazdan çekilir. Araç ilerler gibi görünür ama hız kaybolur.
Bürokrasi bugüne kadar sistemi taşıdı, açıkları kapattı, yanlışları düzeltti. Artık alınmayan kararlar da karar sayılır. Beklemek bir tercihe dönüşür ve bu tercih herkesi kapsar.
Sistem karar alındıkça ayakta kalır. Karar alınmadıkça aynı dosya herkesin önüne gelir. Bugün yaşanan şey bir hata zinciri değildir. Bir suskunluk zinciridir.
Kimse konuşmaz, kimse imza atmaz. Ama herkes bilir.
Karar almaktan kaçınmak bugünü uzatır, yarını ağırlaştırır. Sorun kararların içeriği değil, karar almaktan kaçınmanın olağanlaşmasıdır. Bu olağanlık artık ortak bir sorumluluktur.
Güç kalıcı değilse, davranış temkinli olur.
Çetin Ay
BWA Başkanı