İnsanlık tarihinin en acımasız, sessiz ve sinsi savaşı
başladı.
Dünya düzeni yıkılıyor, yerine yenisi kuruluyor.
Tarih teknoloji yazar.
Barutla yıkılan dengeler, matbaayla dağılan bilgi, buharla hızlanan üretim ve çiple kurulan dijital düzen…
Her yenilik ve sıçrama,
dünyayı yeniden
kurmuştur.
Bugün ise bu ilerleme, önceki tüm değişimlerden çok daha sert, acımasız ve hızlı olacak.
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen çöktü.
Sistem ağır yara aldı, yükünü taşıyamıyor.
Sorun teknoloji değildir; sorun, ona yetişemeyen insan, toplum ve kurumdur.
Hız arttıkça teknolojik uyum geride kalmamalı.
Boşluk oluştuğunda doğa boşluğu kabul etmez. Küresel yapı zayıflarken, ulus-devlet yeniden tahkim edilmektedir.
Dünya yeniden kurulurken, devletler içeriye doğru sıkılaşmakta;
kimlik, birlik ve dayanışma artık tercih değil, zorunluluk haline gelmektedir.
Bu kez değişim değil, tasfiye var. Özellikle Yapay Zekâ gibi yeni nesil teknolojik gelişmeler, yalnızca üretim süreçlerini değil; devletlerin nasıl karar verdiğini, nasıl korunduğunu ve gücünü yeniden belirler.
Önümüzdeki yıllar bir evrimdir. Bu evrim baş döndüren bir hızla ilerler. Devletlerin kapasitesini ve doğrudan varlık koşullarını belirler.
Egemenlik yeniden tanımlanacaktır. Yapay Zekâ, klasik egemenliğin yerini alacak; veriyi işleyen ve karar üreten sistemlere sahip olanlar belirleyici olacaktır.
Sınırlar haritalarda kalacak, gerçek sınırlar dijital altyapılar üzerinden çizilecektir.
Savaşın doğası değişecektir. Çatışmalar ilan edilmeden başlayacak, cephe oluşmadan sonuçlanacaktır. Sistemler hedef alınacak, karar zincirleri kırılacak, toplumlar içeriden yönlendirilecektir. Üstünlük, ateş gücünde değil, karar hızında belirlenecektir.
Ekonomi fizikten kopacaktır. Değer bilgide yoğunlaşacak; veri hammadde, algoritma sermaye olacaktır.
Bu yeni düzende yapay zekâ, refahı belirleyen temel güç olacaktır.
Belirleyici olan hızdır.
Toplumlar bölünecektir: uyum sağlayanlar ve çözülenler. Dönüşemeyenler silinir.
Dünya birleşmeyecek, parçalanacaktır. Teknoloji blokları yükselecek, veri sınırları çizilecektir.
Bu devletlerin yeniden kurulumudur. Tarafsızlık yoktur. Kuranlar ve kurulanlar.
Bu süreç, yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; ulusal güvenlik ve egemenlik meselesidir.
Mustafa Kemal Atatürk “İstikbal göklerdedir” dedi.
Nuri Demirağ’da yarım kaldık, yapay zekâda yarım kalamayız.
GÜÇ yapay zekâyı üretenlerin ve yönetenlerindir.
Zaman daralmaktadır.
Türkiye, veri altyapısını 5 yıl içinde yerli hale getirmek zorundadır…!
Türkiye, yapay zekâ ve veri altyapısını dışa bağımlı olmadan kurmak zorundadır. Bu bir varoluş meselesidir.
Yarın kurulacak dünyayı, bugünün GENÇLERİ yazacak
Farkında olmayan devletler
gecikmenin bedelini
çok ağır öder…
Çetin Ay
BWA Başkanı